Diyastol sistol kalp. KY Bülteni - Diyastolik Kalp Yetersizliğinde Ekokardiyografi (Prof. Dr. Haşim Mutlu)


Journal of Cardiac Failure, Diyastol sistol kalp 8 KY Bülteni - Kalp yetersizliği olan hastalarda intravenöz nesiritid tedavisinin sol ventrikül diyastolik fonksiyonları üzerine akut hemodinamik etkileri Dr. Gökhan Alıcı Kalp yetersizliği olan hastalarda intravenöz nesiritid tedavisinin sol ventrikül diyastolik fonksiyonları üzerine akut hemodinamik etkileri Dr.

Gökhan Alıcı Bu çalışmada kalp yetersizliği olan hastalarda nesiritid tedavisinin sol diyastol sistol kalp diyastolik fonksiyonları üzerine olan etkisi araştırılmıştır.

Nesiritid kalp yetersizliği olan hastalarda diyastol sistol kalp ventrikül ön ve ard-yükünü azaltan etkili bir vazodilatör olmasına rağmen, intrinsik sol ventrikül diyastolik fonksiyonlarında ani değişim olmamakta ve bu durum nesiritid tedavisinin lusitropik etkisinin kayda değer olmadığını düşündürmektedir.

diyastol sistol kalp

Son zamanlarda, sol ventrikül LV diyastolik fonksiyonundaki bozulmanın tüm kardiyak performansı önemli şekilde etkilediğine ve kalp yetersizliği olan hastalardaki bulgu ve semptomları arttırdığına dikkat çekilmektedir. Semptom ve bulgular ışığında diyastolik kalp yetersizliği sendromunun sistolik kalp yetersizliğinden ayırımı zordur ve genellikle farkına varılamaz.

diyastol sistol kalp

Bu durum sistolik kalp yetersizliğinden farklı tanısal, prognostik ve terapötik özelliklere sahiptir. Aslında, korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu EF kalp yetersizliği ile ilişkili ölümler önemlidir ve sistolik kalp yetersizliğinde görülenlerle karşılaştırılabilecek düzeydedir. Sistolik ve diyastolik kalp yetersizliği ile ilişkili semptomlar, egzersizle dispne ve çabuk yorulma da dahil olmak üzere benzerdir.

Bu sendromun asıl bulguları normal sol ventrikül sistolik fonksiyonu ve istirahat ya da egzersiz sırasında artmış sol ventrikül dolum basınçlarının gösterilmesidir.

İleri diyastolik kap yetersizliği olan hastalarda Frank-Starling mekanizmasında yetersizlik gösterilmiştir. BNP yapısal olarak atriyal natriüretik peptide benzerlik göstermekte ve adrenal korteks, vasküler düz kas hücreleri, renal glomerül ve kalpte bulunan guanilat siklazla ilişkili aynı reseptörler aracılığı ile etki gösterdiği düşünülmektedir.

Nesiritid olarakta bilinen rekombinant BNP, akut kalp yetersizliği olan hastaların tedavisinde kullanılan kuvvetli bir vazodilatördür.

Please wait while your request is being verified...

Birçok çalışmada nesiritid tedavisinin doz ilişkili olarak LV dolum basınçlarını ve sistemik vasküler direnci diyastol sistol kalp olarak azalttığı gösterilmiştir. İn vitro çalışmalarda cGMP normal miyositlerde ya da papiller kasda miyokardiyal relaksasyonu olumlu etkilemekte ve BNP ise hem normal hem de kalp yetersizlikli köpeklerde LV relaksasyonunu iyileştirmektedir.

Nakajima ve ark. Nesiritid tedavisinin intrinsik diyastolik fonksiyonlar üzerine olan etkileri hastalarda araştırılmamıştır. Bu çalışmada nesiritid tedavisinin kalp yetersizlikli hastalarda ventrikül diyastolik fonksiyonları üzerine olan etkileri incelenmiştir.

Kalp yetersizliği açısından Framingham kriterlerini taşıyan hastalar açil olmayan koşullarda kardiyak kateterizasyon diyastol sistol kalp üzere aynı merkeze yönlendirilmişlerdir. Tüm hastalara kardiyak kateterizasyondan hemen önce doku Doppler incelemeyi de içerecek şekilde detaylı transtorasik ekokardiyografi Acuson Sequoia, SiemensMalvern, PA uygulanmıştır.

Endokardiyal sınırın belirlenmesi amacıyla gerektiğinde diyastol sistol kalp kontrast Optison, Amersham, Little Chalfont, United Kingdom; periferik vene 0. Sonrasında hastalara basınç-hacim iletken kateter CD Leycom, Zoetermeer, Netherlands ile sol kalp kateterizasyonu ve pulmoner arter kateteri ile sağ kalp kateterizasyonu uygulanmıştır.

Basınç-hacim analizi ConductNT versiyon 3. Basınç-hacim analizinde, hacim başlangıçta ve İnvazif ölçümlerden hemen sonra detaylı ekokardiyografik inceleme tekrarlanmıştır.

İnvazif LV diyastol sonu basıncı ve ekokardiyografik diyastol sonu hacim EDV arasındaki ilişkiyi yansıtan basınç-hacim eğrisi oluşturuldu ve buna göre 20 mmHg diyastolik basınçtaki ventrikül hacmi EDV20 hesaplandı.

Basınç-hacim iletken katater verilerine göre tek atım, düzeltilmiş relaksasyon metodu ile EDV20 tekrar hesaplandı. Veriler ortalama değer, normal dağılım gösteren sürekli değişkenler ise standart sapma olarak sunulmuştur.

diyastol sistol kalp

Eğri verileri ortalama ve interquartile range olarak belirtilmiştir. Her bir grup için veriler normal tahminlere ulaşmayan eğri oluşturuyorsa, Wilcoxon-Mann-Whitney testi kullanılmıştır. Her hasta için başlangıçtaki ve nesiritid infuzyonu sonrası ölçümleri karşılaştırmada paired t-testleri kullanılmıştır. Azalmış ve korunmuş LVEF grupları arasındaki başlangıç ekokardiyografik ve hemodinamik parametrelerini karşılaştırmada unpaired t-testleri kullanılmıştır.

Kan basıncı nedir?

Tüm istatistiksel analiz Stata versiyon Korunmuş EF grubunda kalsiyum kanal blokerlerinin, düşük EF grubunda ise aldosteron antagonistlerinin daha sık kullanımı dışında gruplar arasında ilaç kullanımları benzerdi. Nesiritid sağ ventrikül ve LV dolum basınçları ile sistemik vasküler direnci ve aort basıncını anlamlı olarak azaltmıştır. Ancak kardiyak output ya da pulmoner vasküler direnç değişmemiştir.

İşlemler sırasında komplikasyon örneğin kanama, aritmi gözlenmemiştir. Ekokardiyografik diyastolik dolum paterni sınıflamasında fark saptanmamıştır. Tartışma: Önceki çalışmalarda nesiritid tedavisinin kalp yetersizlikli hastalardaki etkileri incelenmemiştir.

Ekokardiyografik ve invazif basınç-hacim sol kalp kateterizasyonu verilerinin aynı anda kullanımı ile nesiritid tedavisinin direkt lusitropik etkisinin minimal düzeyde olduğu gösterilmiştir.

Ön-yük ve ard-yükte düşüş sağlayan vazodilatasyon etkisinin yanı sıra yük bağımlı ya da bağımsız diyastolik fonksiyonlarda iyileşme saptanmamıştır. Bizim çalışmamızda LV diyastolik fonksiyonlarının değerlendirilmesinde hem invazif, hem de doğa yapımı vitaminler kalp sağlığı paketi olmayan yöntemle kullanılmıştır.

Basınç-hacim analizinde iletken kataterler, ekokardiyografi ve LV relaksasyon ve kontraktilitesinin değerlendirilmesinde doku Doppler yöntemleri kullanılmıştır. Miyokard diyastolik fonksiyonunun ölçümü zor olduğundan sistolik ve diyastolik fonksiyonların ölçümünde detaylı yaklaşım diyastol sistol kalp.

Sağ kalp ve sistemik invazif hemodinamikler ön-yük ve ard-yükte kesin bir azalmayı göstermiştir. Ancak ekokardiyografik ve invazif basınç-hacim tekniklerinin kullanılmasıyla yapılan değerlendirmede, nesiritid ile diyastolik fonksiyonun yük bağımsız ölçümlerinde akut değişiklik gözlenmemiştir.

Bu çalışmanın bulguları, dekompanse sistolik kalp yetersizlikli hastalarda LV diyastol sistol kalp basınçlarının değerlendirilmesinde doku Doppler görüntüleme yönteminin yetersizliği ile ilgili önceki raporlarla uyumludur. Sağ ventrikül ve LV dolum basınçlarında akut hemodinamik düşüşler olmasına rağmen, ekokardiyografik diyastolik dolum paterni sınıflamasında ani değişiklik gözlenmemesi, bu yöntemin ventriküler dolum basıncındaki değişiklikleri değerlendirmede yetersiz kaldığını düşündürmektedir.

Ventriküler diyastolik kompliyansın kantitatif değerlendirilmesini sağlayan tek-atım EDPVR metodları ile nesiritid infuzyonu sonrasında diyastolik fonksiyonlarda ani değişiklik gözlenmemiştir. İn vitro hayvan ve insan çalışmaları natriüretik peptidler ve lusitropi arasında muhtemel bir ilişkiyi ön görmektedir. Çalışmamızda ön-yük bağımsız ve ard-yük bağımlı tau ölçümü kullanılmıştır.

Sınırlamalar: Çalışmamızın bulguları değerlendirilirken birçok sınırlamadan bahsedilebilir. Kontraktilite ve miyokard fonksiyonlarının basınç-hacim parametrelerini belirlemede inferiyor vena kava oklüzyonu altın standart olmasına rağmen, özellikle hacim belirlenmesinde iletim tekniğinin uygun olamayacağı büyük, dilate, diyastol sistol kalp ventriküllere sahip sistolik kalp yetersizlikli hastalarda inferiyor vena kava oklüzyonu ile ilgili verileri elde etmek zordur.

Diastolik-Sistolik değer

Ayrıca kullanılan tek-atım metodlarının invazif metodlarla uyumlu olduğu gösterilmiştir. İkinci sınırlamamız, çalışmamızda nörohormon düzeylerinin ölçülmemiş olmasıdır. Diyastolik fonksiyon bozuklukları yaşla ilişkili olabilir. Bizim grubumuzda, 6 hasta 70 yaşın üzerindeydi. Nesiritid öncesi ve sonrasında tekrarlayan ölçümlerin yapılması ile nesiritid ile ilişkili diyastolik fonksiyon değişikliklerini değerlendirdik.

diyastol sistol kalp

Başlangıçtaki diyastolik fonksiyon bozukluklarının ileri yaşa ve buna eklenmiş kalp yetersizliğine bağlı olması muhtemeldir.

Ek olarak, bu çalışma küçük bir örnekleme grubundan oluşmaktadır.

Kan basıncı sistol ve diyastol

Ancak ön-yük, ard-yük, ventrikül hacmi ve ventrikül duvar stresindeki ani, ciddi değişiklikleri değerlendirebilecek bir çalışmadır.

Diyastolik fonksiyonların değerlendirilmesinde ikili karşılaştırmaların kullanılması nedeniyle çalışmamızın yeterli olduğunu düşünüyoruz. Nörohormon düzeylerinin ölçülmemesi çalışmayla ilgili beklentileri sınırlamaktadır. Çalışmamıza kronik kalp yetersizliği olan ve akut dekompansasyon gelişmemiş hastalar dahil edilmiştir. Ayrıca böyle bir akut hemodinamik çalışma, nesiritid tedavisinin uzun dönem klinik etkileri üzerine yorumlarda bulunmada yetersiz kalacaktır.

Akut dekompanse kalp yetersizlikli diyastol sistol kalp dahil olduğu bir çalışmada nesiritid ile diyastolik fonksiyonlarda daha büyük bir değişimin diyastol sistol kalp mümkündür. İleriki çalışmalarda daha büyük akut dekompanse kalp yetersizlikli hasta gruplarının değerlendirilmesinde bizim ekokardiyografiden elde ettiğimiz bulgular kullanılabilir.

Sonuç: Çalışmamızda 30 dakikalık intravenöz nesiritid infüzyonu ile kalp yetersizlikli hastalarda önemli akut lusitropik etki sağlanamadığı gösterilmiştir.